İcat etmek, uydurmak

V1: invent, V2: invented, V3: invented. Okunuşu: /ɪnˈvent/. Düzenli bir fiildir. Daha önce hiç var olmayan yeni bir alet, makine veya yöntem yaratmak demektir. Bahane veya yalan uydurmak anlamı da vardır. Nuans: ‘Discover’ (doğada zaten var olanı keşfetmek – kıta bulmak gibi) iken, ‘invent’ (yoktan var edip üretmek – telefon icat etmek gibi) anlamındadır. Yaygın Kullanım: ‘reinvent the wheel’ (tekerleği yeniden icat etmek / bilinen bir şeyi baştan bulmaya çalışıp boşa zaman harcamak).

V1: Clever artisans invent new tools to make their work easier. (Zeki zanaatkarlar işlerini kolaylaştırmak için yeni aletler icat ederler.) | V2: The traveler invented a clever excuse to avoid the guards. (Gezgin muhafızlardan kaçınmak için zekice bir bahane uydurdu.) | V3: The printing press was invented centuries ago. (Matbaa yüzyıllar önce icat edildi.)
Ilgili: Düzenli Fiil create originate make up