Niyet etmek, planlamak, amaçlamak
V1: intend, V2: intended, V3: intended. Okunuşu: /ɪnˈtend/. Düzenli bir fiildir. Bir şeyi gelecekte yapmayı kafasına koymak veya bir sözü belirli bir amaçla söylemek demektir. Nuans: ‘Plan’ veya ‘aim’ fiilleriyle eş anlamlıdır. Kendisinden sonra eylem gelirse ‘to’ alır (intend to go). Yaygın Kullanım: ‘fully intend to’ (kesinlikle niyetli olmak), ‘no offense intended’ (kimseyi kırmak istemedim / lafım meclisten dışarı).
❝V1: We intend to reach the capital before the winter festivals. (Kış festivallerinden önce başkente ulaşmayı niyetliyoruz/planlıyoruz.) | V2: The architect intended this courtyard for quiet meditation. (Mimar bu avluyu sessiz meditasyon için tasarladı/amaçladı.) | V3: The message was intended for the commander only. (Mesaj sadece komutan için amaçlanmıştı/yazılmıştı.)
