Selamlamak, karşılamak
V1: greet, V2: greeted, V3: greeted. Okunuşu: /ɡriːt/. Düzenli bir fiildir. Birisiyle karşılaşıldığında ona sözlü veya fiziksel olarak (eğilerek, el sıkarak) merhaba demek demektir. Nuans: ‘Welcome’ daha çok ev sahibi olarak birini içeri buyur etmektir; ‘greet’ ise yolda karşılaşıldığında bile yapılan selamlama eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘greet with open arms’ (kollarını açarak karşılamak), ‘season’s greetings’ (bayram/yeni yıl tebrikleri).
❝V1: The villagers always greet travelers with a warm smile. (Köylüler gezginleri her zaman sıcak bir gülümsemeyle selamlarlar.) | V2: The innkeeper greeted us at the door holding a lantern. (Hancı elinde bir fenerle bizi kapıda karşıladı/selamladı.) | V3: He was greeted by a cheering crowd in the market. (Pazarda tezahürat yapan bir kalabalık tarafından selamlandı/karşılandı.)
