Zorlamak, güç kullanmak

V1: force, V2: forced, V3: forced. Okunuşu: /fɔːs/. Düzenli bir fiildir. İsim olarak ‘güç/kuvvet’ demektir. Fiil olarak ise birini istemediği bir şeyi yapmaya mecbur bırakmak veya kilitli bir kapıyı zorlayarak açmak (force open) anlamındadır. Nuans: ‘Make’ (yaptırmak) kelimesinden farklı olarak ‘force’ şiddet, tehdit veya çaresizlik barındırır. Yaygın Kullanım: ‘force of habit’ (alışkanlık icabı / el alışkanlığı), ‘force someone’s hand’ (birini mecbur bırakmak).

V1: Hunger can force a man to do unthinkable things. (Açlık bir insanı akıl almaz şeyler yapmaya zorlayabilir.) | V2: The bandits forced the merchant to give up his gold. (Haydutlar tüccarı altınından vazgeçmeye/vermeye zorladı.) | V3: They have been forced to leave their ancestral lands. (Ata topraklarını terk etmeye mecbur bırakıldılar.)
Ilgili: Düzenli Fiil compel push oblige