Uçmak, uçurmak

V1: fly, V2: flew, V3: flown. Okunuşu: /flaɪ/. Düzensiz bir fiildir (V2 okunuşu: /fluː/, V3 okunuşu: /fləʊn/). Kuşların veya hava araçlarının havada süzülmesi demektir. Nuans: İsim hali ‘sinek’ anlamına gelir. ‘Uçakla seyahat etmek’ veya ‘zamanın çok hızlı geçmesi’ mecazlarında çok sık kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘time flies’ (zaman uçup gidiyor), ‘fly off the handle’ (küplere binmek / aniden öfkelenmek).

V1: Eagles fly high above the rocky canyons. (Kartallar kayalık kanyonların çok yukarısında uçarlar.) | V2: The falcon flew swiftly to deliver the king's message. (Şahin, kralın mesajını ulaştırmak için hızla uçtu.) | V3: Have you ever flown in a hot air balloon? (Hiç sıcak hava balonunda uçtun mu?)
Ilgili: Düzensiz Fiil soar hover travel by air