Uymak (beden/ölçü), sığmak, yakışmak

V1: fit, V2: fitted/fit, V3: fitted/fit. Okunuşu: /fɪt/. Hem düzenli hem düzensiz kullanılabilir. Bir eşyanın veya kıyafetin doğru boyutta olması, bir yere sığması demektir. Nuans: ‘Suit’ (tarz/renk olarak yakışmak) iken, ‘fit’ (beden/ölçü olarak tam oturmak) anlamındadır (It fits me, but doesn’t suit me – Bedeni uyuyor ama tarzı bana yakışmıyor). Yaygın Kullanım: ‘fit as a fiddle’ (turp gibi / çok sağlıklı), ‘fit in’ (bir gruba/ortama uyum sağlamak).

V1: This old silver ring does not fit my finger anymore. (Bu eski gümüş yüzük artık parmağıma uymuyor/olmuyor.) | V2: They fitted all the gold into one small wooden chest. (Tüm altını tek bir küçük ahşap sandığa sığdırdılar.) | V3: The new lock has been fitted to the main gate. (Ana kapıya yeni kilit takıldı/uyarlandı.)
Ilgili: Düzenli/Düzensiz Fiil suit match insert