Düşmek, dökülmek
V1: fall, V2: fell, V3: fallen. Okunuşu: /fɔːl/. Düzensiz bir fiildir. Yukarıdan aşağıya inmek, yere yığılmak veya (yaprakların) dökülmesi demektir. Nuans: Amerikan İngilizcesinde ‘sonbahar’ anlamına da gelir. ‘Drop’ (bir şeyi elden kasten/kazara düşürmek) iken, ‘fall’ (kendiliğinden düşmek) eylemidir. Yaygın Kullanım: ‘fall in love’ (aşık olmak), ‘fall apart’ (dağılmak / parçalara ayrılmak).
❝V1: In autumn, golden leaves fall from the old oak tree. (Sonbaharda eski meşe ağacından altın rengi yapraklar düşer.) | V2: The exhausted horse fell to the ground. (Tükenmiş at yere düştü/yığıldı.) | V3: A heavy silence has fallen over the ruined city. (Yıkık şehrin üzerine ağır bir sessizlik çöktü/düştü - mecaz.)
