İlgilenmek, meşgul olmak, nişanlanmak
V1: engage, V2: engaged, V3: engaged. Okunuşu: /ɪnˈɡeɪdʒ/. Düzenli bir fiildir. Bir işe veya sohbete dahil olmak, orduların çatışmaya girmesi veya evlilik yolunda sözlenmek/nişanlanmak demektir. Nuans: Genellikle ‘in’ veya ‘with’ edatıyla kullanılır (engage in conversation). Yaygın Kullanım: ‘rules of engagement’ (çatışma/müdahale kuralları), ‘get engaged’ (nişanlanmak).
❝V1: The merchants engage in trade across the long desert route. (Tüccarlar uzun çöl rotası boyunca ticaretle meşgul olurlar.) | V2: The young traveler engaged the wise man in a deep conversation. (Genç gezgin bilge adamı derin bir sohbete dahil etti.) | V3: He has recently been engaged to a local artisan. (Yakın zamanda yerel bir zanaatkarla nişanlandı.)
