Kurumak, kurutmak
V1: dry, V2: dried, V3: dried. Okunuşu: /draɪ/. Düzenli bir fiildir (‘y’ düşer, ‘-ied’ gelir). Islaklığın veya nemin havayla/ısıyla gitmesi veya bunu kasten yapmak demektir. Nuans: Sıfat hali (kuru) ile aynı yazılır. Yaygın Kullanım: ‘dry up’ (kuruyup yok olmak / söyleyecek sözü kalmamak), ‘left high and dry’ (yüzüstü bırakılmış / çaresiz bir şekilde terkedilmiş).
❝V1: We must dry our wet clothes by the fire before night falls. (Gece çökmeden önce ıslak kıyafetlerimizi ateşin yanında kurutmalıyız.) | V2: The hot desert wind dried the ancient riverbed centuries ago. (Sıcak çöl rüzgarı kadim nehir yatağını yüzyıllar önce kuruttu.) | V3: The gathered fruits have been dried under the sun for winter. (Toplanan meyveler kış için güneşin altında kurutuldu.)
Ilgili: Düzenli Fiil dehydrate wipe
