Düşürmek, damlamak, bırakmak

V1: drop, V2: dropped, V3: dropped. Okunuşu: /drɒp/. Düzenli bir fiildir (-ed alırken ‘p’ çift yazılır). Kazara elinden bir şeyi düşürmek veya sıcaklık/fiyat gibi bir değerin aniden azalması/düşmesi demektir. Nuans: İsim hali ‘damla’ demektir. Kasıtlı olarak bırakmak veya birini arabayla bir yere bırakmak (drop someone off) anlamlarında da kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘drop by’ (geçerken uğramak), ‘drop a hint’ (ipucu vermek / çaktırmak).

V1: Do not drop the glass lantern, it is very fragile. (Cam feneri düşürme, çok kırılgan.) | V2: The temperature dropped suddenly after the sun went down. (Güneş battıktan sonra sıcaklık aniden düştü.) | V3: The tired warrior has dropped his sword to surrender. (Yorgun savaşçı teslim olmak için kılıcını bıraktı/yere attı.)
Ilgili: Düzenli Fiil fall let fall decline