Giyinmek, yara sarmak

V1: dress, V2: dressed, V3: dressed. Okunuşu: /dres/. Düzenli bir fiildir. İsim olarak ‘kadın elbisesi’ demekken, fiil olarak herkes için ‘giyinmek’ demektir. Nuans: Pasif yapıda ‘be dressed in’ (bir kıyafet giyinmiş olmak / üzerinde olmak) kalıbı çok sık kullanılır. Tıpta ‘yaraya pansuman yapmak’ (dress a wound) anlamı vardır. Yaygın Kullanım: ‘dressed to kill’ (öldürücü/çok şık giyinmiş), ‘dress up’ (özel bir gün için şıklanmak).

V1: You must dress warmly before crossing the snowy mountain pass. (Karlı dağ geçidini geçmeden önce kalın giyinmelisin.) | V2: The queen dressed in pure silk for the royal ceremony. (Kraliçe kraliyet töreni için saf ipek giyindi.) | V3: The wounded soldier's arm has been dressed carefully by the healer. (Yaralı askerin kolu şifacı tarafından dikkatlice sarıldı/pansuman yapıldı.)
Ilgili: Düzenli Fiil put on clothes clothe bandage