Yapmak, gerçekleştirmek
V1: do/does, V2: did, V3: done. Okunuşu: /duː/. Düzensiz bir fiildir. İngilizcenin en temel fiillerinden ve yardımcı fiillerindendir. Nuans: ‘Make’ sıfırdan bir şey üretmektir (make a cake), ‘do’ ise var olan bir işi veya eylemi yerine getirmektir (do a favor – iyilik yapmak, do homework – ödev yapmak). Yaygın Kullanım: ‘do your best’ (elinden gelenin en iyisini yapmak), ‘easier said than done’ (söylemesi kolay, yapması zor).
❝V1: A wise man does his best in every situation. (Bilge bir adam her durumda elinden gelenin en iyisini yapar.) | V2: The brave knight did his duty without fear. (Cesur şövalye görevini korkusuzca yerine getirdi.) | V3: What is done cannot be undone. (Olan oldu / Yapılan şey geri alınamaz.)
