Yaşlanmak, eskitmek (B1) [cite: 87]
V1: age, V2: aged, V3: aged. Düzenli bir fiildir. Hem bir insanın yaş alması hem de şarap, peynir veya tarihi bir yapının yıllanması/eskimesi anlamlarında kullanılır.
❝V1: Sunlight can make your skin age faster. (Güneş ışığı cildinizin daha hızlı yaşlanmasına neden olabilir.) | V2: The ancient building aged beautifully. (Kadim yapı çok güzel yaşlandı/yıllandı.) | V3: He has aged a lot since I last saw him. (Onu son gördüğümden beri çok yaşlanmış.)
Ilgili: Düzenli Fiil grow old mature
