Maddi gücü yetmek, karşılayabilmek
V1: afford, V2: afforded, V3: afforded. Okunuşu: /əˈfɔːd/. Düzenli bir fiildir. Bir şeyi satın almak veya bir şeyi yapmak için yeterli paraya ya da zamana sahip olmak demektir. Nuans: Neredeyse her zaman ‘can’, ‘could’ veya ‘be able to’ gibi yardımcı fiillerle birlikte kullanılır. Yaygın Kullanım: ‘can’t afford to lose’ (kaybetmeyi göze alamamak).
❝V1: I cannot afford to buy a new car right now. (Şu an yeni bir araba almaya maddi gücüm yetmiyor.) | V2: They couldn't afford the expensive tickets. (Pahalı biletleri karşılayamadılar.) | V3: We have never afforded such luxury. (Böyle bir lüksü hiçbir zaman karşılayamadık.)
